Sabahtan kalktım ki ezan sesi var. Beni finaller öncesi bir sabah daha meşgul edenler utansın. Evin önündeki asfalt her daim gürültülü, çocuklar için ölümcül benden söylemesi. Arada sırada arabanın yol tarafındaki aynasını dürtmüyor değiller. Tek güzel yanı son model Mercedes ve Pejo minibüslerin tam da kapının önünden geçmesi. Ulaşım dediğin böyle olmalı, aktarma ve yürüme sevmiyorum.
Atladım Şemikler-Karşıyaka minibüsüne, Şemikler içinde bir kaç adam ezme vakasından sonra elde ettiğimiz bonuslarla, Serinkuyu’ya çıkarken bir canı kaybetme durumuna geliyorduk ki, küfrane bir korna sesi bizim pilotu uyardı. Devlet hastanesine kadar sorunsuz geldik ve fakat bu sorunsuzluk Ordu Caddesi’ne inerken bizleri rahatsız etti. Rampalı virajda bir savrulma ile kendimize geldik. Dedim ben iniyorum.

İndim. İlçe Emniyet’e geldim. Dün başıma gelen saçmalıklardan sonra nezih ve ferah ve alımlı geldi. Karşıdaki liseden çılgın sesler, nöbetçinin tüfeği, komserin telsizi… Değişik bir dünya. Neyse ki, İl Emniyet’teki gibi umrecilere torpil geçilmiyor. Çıktım pasaport müdürlüğüne. Sevecen bakıyorlar. Aferin. Sordum, sual ettim. “İşte, bu centilmen bey size yardımcı olacak” dediler.
Vardım yanına. Len Karşıyaka gözünü seveyim. Medeni yer. Verdik belgeleri ama -AB ofisinde falso olur dediğim- tarih aralığı falso yarattı. İzahatım sonucu ve staj kabul belgemi gösterince “1 yıllık veririz” dediler. Zaten Almanya’ya gidiyorum deyince, Almanya’ya fallafoş olmuş muamelesi yaptılar. Alman Konsolosu biraz imaj çalışması yapsın bence. Memur bey ile güzel sohbet ettik. Dünkü yüzüme anlamsızca bakanlardan sonra iyi geldi. İstediğimiz ne ki şu dünyada? Güleryüzlü memurlar, anlayışlı kafalar.
Derken mekanın bereketi arttı. Kalabalıktan parmak izi vermek için ayrıldım. Osman Yağmurdereli gelsin bu şubenin dizisini çeksin istedim. Parmak izi bölümü bir bayram bir şenlik… Makine dehşet gibi geldi bana. Mühendislik üzerine muhabbet ettik memur abilerle. Verdik parmak izlerini, el falı aletine benzettim. Güldüler.
İşlemler tamam, yarın 17′de alacağım pasaportu. Sonra vize, sonra bilet, sonra Frankfurt. Hibeleri de önceden vereceklermiş. Zulalar bereketlensin. Finaller adam gibi olsun.
İzmir Emniyeti de internet başvuru olayını kaldırsın, bir işe yaramıyor.