<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Durmuş Çetin Akman&#039;ın Blogu &#187; Erasmus</title>
	<atom:link href="http://blog.durmuscetinakman.com/category/erasmus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.durmuscetinakman.com</link>
	<description>müjgan gibi ben de birbirimize ettiğimiz sözleri ettiğimiz yeminleri unuttum!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 16:58:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Teresmus</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2009/01/04/teresmus/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2009/01/04/teresmus/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 11:49:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[Geçmiş zamanın fırtınaları&#8230; Posterasmus sendromu sırasında indirmiştim l&#8217;auberge espagnole filmini, ancak ek$ideki yorumları okuyunca izlemeyi erteledim. Ta ki düne kadar&#8230; Bu sendroma bağlı olarak bir teresmus olduğumun resmidir filmden sonraki halim. Audrey ilk defa canımı sıktı, düşüversin istedim Xavier&#8217;in yakasından. Oralara öyle memlekette sevgili varken gidilmez, gidilmemeli. Çünkü oralardaki pansiyon, yurt ve ev yaşamı buradaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SWClT_z282I/AAAAAAAABBc/0ZwXVMUds2c/s1600-h/n1413342126_30068591_231.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SWClT_z282I/AAAAAAAABBc/0ZwXVMUds2c/s400/n1413342126_30068591_231.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287407725498004322" border="0" /></a><span style="font-style: italic;font-size:85%;" >Geçmiş zamanın fırtınaları&#8230;<br /></span></div>
<div style="text-align: justify;">Posterasmus sendromu sırasında indirmiştim <span style="font-style: italic;">l&#8217;auberge espagnole </span>filmini, ancak ek$ideki yorumları okuyunca izlemeyi erteledim. Ta ki düne kadar&#8230; Bu sendroma bağlı olarak bir <span style="font-style: italic;">teresmus</span> olduğumun resmidir filmden sonraki halim. Audrey ilk defa canımı sıktı, düşüversin istedim Xavier&#8217;in yakasından. Oralara öyle memlekette sevgili varken gidilmez, gidilmemeli. Çünkü oralardaki pansiyon, yurt ve ev yaşamı buradaki değer yargılarını işsiz güçsüz bırakır. Bir kat, on oda, iki tuvalet, iki banyo, bir mutfak ve sıfır nöbetçi&#8230; Hayat böyle işliyor oralarda, komediye dönüşen anlar sonradan alışkanlığa bağlanıyor. Parti ve kampüs havasına hiç girmiyorum. Filme döneyim tekrar, Avrupalı gençlerin Amerikalılara duyduğu antipatiyi de çok iyi vurgulamış. İngilizlere olan bir gıcıklık da sözkonusudur çünkü özellikle Akdenizlilerin İngilizcesi ile inceden dalga geçerler, o anda o adama iki kelime Türkçe konuş desen öcünü de almış olursun. Filmin Fransız ve İspanyol ana ekseni tabi benim yaşadıklarımla çok çakışmadı ama pansiyonda bir Alman gencin de bulunması bazı anıları canlandırdı. Hey gidi günler!</p>
<p>&#8220;Erasmus?&#8221; replikleri gerçektir ve hayatın her saniyesinde yaşanabilir. Xavier&#8217;in ülkeye dönüşünde yaşadıklarını ben de yaşadım, tek farkla buradaki Erasmusların ortamını da gördükten sonra bizde bir sorun olduğunu düşünmeye başladım.</p>
<p>Film sıcak, Audrey sinir bozucu, Anne-Sophie sanat eseri, Ali Farka Toure ise filmin sürprizi&#8230; Barcelona ve Katalancılık ise filmde kolaycılık gibi durmuş, yazıyı Xavier&#8217;in ilk günündeki repliği bitirelim;</p>
<p><span style="font-size:85%;"><span style="font-style: italic;">&#8220;when you first arrive in a new city, nothing makes sense. everythings unknown, virgin&#8230; after you&#8217;ve lived here, walked these streets, you&#8217;ll know them inside out. you&#8217;ll know these people. once you&#8217;ve lived here, crossed this street 10, 20, 1000 times&#8230; it&#8217;ll belong to you because you&#8217;ve lived there. that was about to happen to me, but i didn&#8217;t know it yet.&#8221;</span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2009/01/04/teresmus/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamburg Güncesi</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/11/18/hamburg-guncesi/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/11/18/hamburg-guncesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 21:52:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Başka]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=352</guid>
		<description><![CDATA[Hamburg&#8217;a gelmişiz. Eylül&#8217;ün o başlardaki önemli günlerinde hem de. 4 kişiyiz, 4 genciz. Ben, Bay R, Bay Ç ve Bay D&#8230; Yüklenmişiz SchönesWochenende&#8217;ye, dizilmişiz trene. Tabi öncesi kalender bir reiseplan çekmek otomattan. Otomatlar ile şiir bile yazılabilir Almanya&#8217;da, yeter ki kafiye aranmasın. Otomat köşesine yumulup bileti ve aktarma planı cebinde, cappisonnesi ve elmalı turtası elinde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-f36cce0f3519921d" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="movie" value="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAADjB7cieHmVEItu-JNF4-KI8-YtZIa7SB1wlJrTJzHnMHJkVbnoD3hTstI6MnI_VEJidtx7tQtL_Sy4sq_ZFKMDayz7WvJnJx9srbgnfDGY1mlJvi7mqKAtsp1jyZjKSEahpcLE_WU-6peNsDfqyCcfg5yV4m7ohZ7UvP6fspOrvKv5lx_jldB1jTtK6yhXheghcDNJP4FmgPBB4ijGvfzPNeErP5-I1gT9GFKkQ26EC%26sigh%3D_X0-G4iqBRxgGnz8Dsw7btNpoOQ%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;nogvlm=1&amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Df36cce0f3519921d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DTvl6H8gPNdnC2vogKCvb0jyCDuU&amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den"><param name="bgcolor" value="#FFFFFF"><embed width="320" height="266" src="http://www.blogger.com/img/videoplayer.swf?videoUrl=http%3A%2F%2Fvp.video.google.com%2Fvideodownload%3Fversion%3D0%26secureurl%3DqAAAADjB7cieHmVEItu-JNF4-KI8-YtZIa7SB1wlJrTJzHnMHJkVbnoD3hTstI6MnI_VEJidtx7tQtL_Sy4sq_ZFKMDayz7WvJnJx9srbgnfDGY1mlJvi7mqKAtsp1jyZjKSEahpcLE_WU-6peNsDfqyCcfg5yV4m7ohZ7UvP6fspOrvKv5lx_jldB1jTtK6yhXheghcDNJP4FmgPBB4ijGvfzPNeErP5-I1gT9GFKkQ26EC%26sigh%3D_X0-G4iqBRxgGnz8Dsw7btNpoOQ%26begin%3D0%26len%3D86400000%26docid%3D0&amp;nogvlm=1&amp;thumbnailUrl=http%3A%2F%2Fvideo.google.com%2FThumbnailServer2%3Fapp%3Dblogger%26contentid%3Df36cce0f3519921d%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw320%26sigh%3DTvl6H8gPNdnC2vogKCvb0jyCDuU&amp;messagesUrl=video.google.com%2FFlashUiStrings.xlb%3Fframe%3Dflashstrings%26hl%3Den" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></div>
<div style="text-align: justify;">Hamburg&#8217;a gelmişiz. Eylül&#8217;ün o başlardaki önemli günlerinde hem de. 4 kişiyiz, 4 genciz. Ben, Bay R, Bay Ç ve Bay D&#8230; Yüklenmişiz SchönesWochenende&#8217;ye, dizilmişiz trene. Tabi öncesi kalender bir reiseplan çekmek otomattan. Otomatlar ile şiir bile yazılabilir Almanya&#8217;da, yeter ki kafiye aranmasın. Otomat köşesine yumulup bileti ve aktarma planı cebinde, cappisonnesi ve elmalı turtası elinde, prezosu kıç cebinde ayrılabilir insan o kalabalıktan. Sosyal bir devlette mutlu olmak için kasmaya gerek yok.</p>
<p>Neyse Hamburg&#8217;a gelesiye kadar Hannover hariç ne kadar dandik şehir varsa aktarma için oralarda beklemişiz. Kuzeye doğru gittikçe gün batmaz olmuş, içimiz de ekseriyetle bir hoş tabi. Kuzey Kutbunu keşfe gider havalardayız ve her yeni trende mütemadiyen yazı tura atıyoruz. Yan 4&#8242;lüden tavsiye almak için. &#8220;<span style="font-style: italic;">Aga, inanın bak çok güzel olsalar, illa ki konuşurum</span>&#8220;. Bay Ç, bu konulara soğuk. Yanlış anlaşılmasın kız arkadaşı var o sebeple. Geri kalan üçlü tecrübeyle sabit ve tecrübeden kaynaklanan bir yüzsüzlüğe sahip, gocunma çekinme yok. Avrupa&#8217;nın şımarık dahileriyiz. Dandik şehirler demiştim, Göttingen, Uelzen bu liste böyle gider. Sanmayın ki Almanya&#8217;da direkt tren yok, var var olmasına da 35 €luk ortak biletimiz sadece RE&#8217;lerde geçiyor, ICE&#8217;lere zengin Avrupalı biniyor.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SSHzyLPSrpI/AAAAAAAAA2E/2yfGFYCV9l4/s1600-h/Bild015kes.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 237px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SSHzyLPSrpI/AAAAAAAAA2E/2yfGFYCV9l4/s400/Bild015kes.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269761082336128658" border="0" /></a></p>
<p>Uykudan da vazgeçmediğimiz için sabah saat 11&#8242;de bir <span style="font-style: italic;">NewYorker</span> yağmasından sonra başlayabilen yolculuk akşam 7&#8242;de Hamburg Hauptbahnofta sonlanıyor. Yeraltından ve katlı bir yapıdan Saturn&#8217;e çıkıyoruz. Buraya neden girdik hala bir fikrim yok. Çıkışta da bir koordinasyon sorunu sonucu ben dışarda cazcı amca ile birazcık takılmak durumunda kalıyorum. Bilenler bilir, domuz yeme konusunda tereddütünüz yoksa bile cebinizde öro az bulunan bir şeyse, bilmediğiniz bir şehirde ilk hedef ya <span style="font-style: italic;">mc</span>&#8216;tir ya da <span style="font-style: italic;">burgerking</span>&#8216;tir. Bu Rotterdam ve Luxembourg&#8217;ta <span style="font-style: italic;">mc</span> olarak, Amsterdam ve Hamburg&#8217;ta <span style="font-style: italic;">burgerking</span> olarak tezahür etmiştir. Bildiğin fiyattan yersin, tuvaleti kullanırsın, dünya kardeşliğini böyle böyle algılarsın. Biz de dünya şehri Hamburg&#8217;ta burgerkingi ziyaret ediyoruz. Sonrasında karnımız tok, sırtımız pek halde Rathaus dolaylarına geçiyoruz. Ve sormaya başlıyoruz: &#8220;<span style="font-style: italic;">Any historical places, anywhere to drink and enjoy, would u come with us?</span>&#8220;. Cidden bu sefer ilk olarak bir erkeğe soruyoruz. Tereddütsüz <span style="font-style: italic;">&#8220;Ripperbahn</span>&#8221; diyor. Üstüne tarif dahi ediyor net olarak. Bir kaç defa daha, gençlere doğrulatıp ver elini Ripperbahn diyoruz. Hatırlatayım saat 9.</p>
<p>S-Bahn&#8217;da iki adet Türk ergenine rastlıyoruz. Ergenler orada Türklerden utanacağımızı söylüyor. Memleketten havadis verdikten sonra yerüstündeyiz. St.Pauli!</p>
<p>Bay Ç futbola meraklı, Bay R karşıcinse, Bay D ise Türk Bill Gates&#8217;i ve ben üçünün karışımı olmaya çalışan ninjatörtıl rafael. Bay Ç -hiç sektirmez- uniksk polarıyla St.Pauli&#8217;yi anlatıyor bizlere. Bay R, Ripperbahn&#8217;ı iki dakikada çözmüş durumda ve ben o gece karışımdaki Bay R dozunun yüksekliğinden olsa gerek Ripperbahn&#8217;ı baştan seviyorum. Sokakta kara domuz gezdirenler mi ararsın, kaldırımda çekenler mi ararsın her çeşit mevcut. Ve ben, dünya ve sanat şehri sloganını göremiyorum buralarda.</p>
<p>Birer içki içiyoruz Ripperbahn&#8217;da. Masasına konuk olduğumuz emekli Alman topçusu tipli bey, bize İstanbul&#8217;a olan hayranlığını anlatıyor. Kendisinin Skibbe olmasından şüphelenmiştim. Herif bizden daha çok etrafı kesiyor. İçki macerasından bira içerek en az zararlı olarak çıkıyorum. Kanımca vodka kokteyli Bay Ç&#8217;nin aklını çelmiştir o gece. Yapma dedik yaptı. RedLight olayından önce yarı Türk yarı Makedon bir ergen bizi asya cennetine sokuyoruz. Ona da yapma dedik, yaptı. Bizde para yok, rahat olabilirsiniz.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SSH0KHMOkYI/AAAAAAAAA2M/I2WGFGUfRag/s1600-h/Bild057.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SSH0KHMOkYI/AAAAAAAAA2M/I2WGFGUfRag/s400/Bild057.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269761493566394754" border="0" /></a></p>
<p>Bir yukarı bir aşağı burada da RedLight olayını buluyoruz. İçerlenecek pek çok durum yaşanmıştır, burada bahsetmiyorum ki gençlerin ümitleri ölmesin. Ripperbahn bize kalleşlik yapıyor ve başlangıç noktasına dönüyoruz.</p>
<p>Bahnof&#8217;ta günün ikinci burgerkingini yapıyoruz. Düşüne düşüne belki <span style="font-style: italic;">kool</span> bir bar buluruz diye tekrar yeraltından çıkıyoruz. Sokaklar boş değil, bomboş ulan&#8230; Şansımıza iki bayan ve güzel bir cevap geliyor: <span style="font-style: italic;">Schanze&#8230;</span></p>
<p>Schanze daha nezihtir dediler. Schanze daha güvenlidir dediler. Schanze daha yakındır dediler. <span style="font-style: italic;">&#8220;Varalım</span>&#8221; dedik. S-Bahn&#8217;dan iner inmez çevik kuvvet karşımızda. Bay R, S-Bahn&#8217;da bir kaç kız ile muhabbet kuruyor. İçgüdüsel olarak onlara takılıyoruz. Kabul edelim biraz kırıklar. Çevik ve kuvvetin Almancasını düşünürken olayların içine doğmuşuz bile. Bay Ç, St.Pauli diyor, anarşist komünistler diyor, ben punkçıların polise tükürmesine takılıyorum. Bay R, olay filan yok diyor. Bay Ç, yeni geldim beni soktuğunuz ortama bak diyor, Bay D, Rotterdam&#8217;da olayın kendisi bizdik diyor, ben içelim diyorum.</p>
<p>Kızlar ayılıyor, kargaşada su mu ne yedilerse ondandır tabi. Dönerciye doğru bizden kurtulmanın yollarını arıyorlar. Güzel olsalar içim yanmaz, yediği de Türk döneri başka şey değil. Biz o sırada Bok Restoran&#8217;ı keşfediyoruz. Koreli miydi neydi, gece gece bizi güldürdü.</p>
<p>Schanze&#8217;nin nezihliği, güvenli oluşu ve yakınlığı bize görünmez oldu. Kederle attık kendimizi bir cafeye. O saatte açık bir cafe Giessen gençliği için nimettir. Garson Türkçe bilmeyen bir Türk çıkıyor. Çerezi anlamadı o kadardır Türkçe bilgisi.</p>
<p>Gecenin sonuna doğru Bay D, bira ile antibiyotik içerken, ben rakı aranıyorum, Bay R uyukluyor ve Bay Ç gelen tehlikeyi seziyor. Panzerler ve tazyikli su.  Videonun anafikri budur. Sadece çektim, herhangi bir mesaj kaygım yoktur. Cafeye gelen Avrupalılar olarak devleti geceyi mahvetmekle suçlayan toplulukla kaynaşıyoruz. Türkiye&#8217;de böyle değil, vallahi diyoruz. Yerseniz&#8230;</p>
<p>Mala bağlamış şekilde dönüyoruz aynı yolları, tek kazancımız Ripperbahn&#8217;da bulduğumuz ellilik. Bay D gördü, ben alsanıza dedim, Bay Ç aldı. İyice ucuza geldi bu yol hikayesi, ucuz etin yahnisi yavan oldu.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/11/18/hamburg-guncesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirin bir ilçemiz : Heidelberg</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/22/sirin-bir-ilcemiz-heidelberg/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/22/sirin-bir-ilcemiz-heidelberg/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2008 19:32:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=311</guid>
		<description><![CDATA[Heidelberg, Hessen ile Baden-Württemberg sınırında tarih ve gençlik kaynayan bir kent. Alman&#8217;ların AltStadt tutkusu burada üst düzeye çıkmış. Her adımınız mükemmel bir şekilde korunmuş AltStadt&#8217;a doğru gitmek istiyor. AltStadt&#8217;ın hemen üstünde Neckar&#8217;a nazır konumlanmış saray yapısı eksilen haşmetiyle hayatına şenlikli bir şekilde devam ediyor. Öyle ki, dimdik rampalar silsilesi sonucu varılan sarayda bira ve şarap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SP-FbUx_0AI/AAAAAAAAAtU/ykDVn-BBV8Q/s1600-h/P1000090.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SP-FbUx_0AI/AAAAAAAAAtU/ykDVn-BBV8Q/s400/P1000090.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260069594273402882" border="0" /></a><br />Heidelberg, Hessen ile Baden-Württemberg sınırında tarih ve gençlik kaynayan bir kent. Alman&#8217;ların AltStadt tutkusu burada üst düzeye çıkmış. Her adımınız mükemmel bir şekilde korunmuş AltStadt&#8217;a doğru gitmek istiyor. AltStadt&#8217;ın hemen üstünde Neckar&#8217;a nazır konumlanmış saray yapısı eksilen haşmetiyle hayatına şenlikli bir şekilde devam ediyor. Öyle ki, dimdik rampalar silsilesi sonucu varılan sarayda bira ve şarap depoları, kimya-ilaç müzesi ve bir çok galeri turist adlı insan türüne canlılık veriyor. Tabi AltStadt&#8217;a varmak için -her Alman şehrinde olduğu gibi- Bahnof&#8217;tan bir vasıtaya binmeniz gerekiyor. Bahnof Meydanı biraz karışık olduğu için AltStadt yerine banliyölere giden otobüslere binip, bunun farkına yaklaşık 30 dk sonra varabilirsiniz. Şansınız varsa, danışman bulunan duraklardan birinde inmişsinizdir ve danışman teyze size, hiç Almanca bilmeseniz dahi &#8220;Ja!&#8221; ve &#8220;Nein!&#8221;larla hangi otobüse bineceğinizi söyler. Teyzenin yardımsever hırçınlığı sizi AltStadt&#8217;a götürdüyse, dar sokaklardan HauptStrasse&#8217;ye ya da AltBrücke&#8217;ye çıkmanız zor değil.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SP-GQv2afSI/AAAAAAAAAtc/piqq9jmhM6g/s1600-h/P1000118.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SP-GQv2afSI/AAAAAAAAAtc/piqq9jmhM6g/s400/P1000118.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260070512072752418" border="0" /></a><br />AltStadt&#8217;ın etkileyici güzelliğinde saatlerce vakit geçirebilirsiniz. Dönercilerin performansı düşük olduğu için, Subway&#8217;i tercih etmeniz, üstüne klas kafelerin birinde bir kahve içmeniz size romantik bir şehirde olduğunuzu düşündürebilir. O kadar da değil. HardRock Cafe&#8217;ye uğramadan gitmeyin, pek bir artısı yok ama fiyatları gayet uygun. Şehrin en sıcak sakinleri sarhoşlar ve arılar. Hayır, o kadar soğukta bizler kaban kaban, atkı atkıya geznirken, arılar hangi dolaşım sistemi ile hala tepemizdeler anlamış değiliz. Sarhoşlara gelince, bazıları Türk&#8217;tür, tüm paralarını bahiste Fener&#8217;e yatırmışlardır, Zeki Müren&#8217;i özlerler, anavatanda askerlik hala tek kıvanç kaynaklarıdır ve Ahmet Kaya&#8217;nın bir kaç kırık ezgisini mırıldanırlar.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SP-GzPbYFtI/AAAAAAAAAtk/2H-zm5CeEXQ/s1600-h/P9130522.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SP-GzPbYFtI/AAAAAAAAAtk/2H-zm5CeEXQ/s400/P9130522.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260071104664835794" border="0" /></a><br />Fener, Hacettepe&#8217;ye kaybeder, paralar gider, Bursalı Kemal&#8217;in hayatı biraz daha söner&#8230; Heidelberg onun farkında bile değil.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/22/sirin-bir-ilcemiz-heidelberg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birinde az muhabbet, kiminde naz</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/10/birinde-az-muhabbet-kiminde-naz/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/10/birinde-az-muhabbet-kiminde-naz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2008 11:51:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Başka]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Gitmeler ve gelmeler insanı bir hallere sokuyor. Düzenleme ve alışma evresini bir kenara bıraksak dahi, akıldakilerin normal seviyede bir anıya dönüşmesi için geçen süre ya da geçmeyen süre insanı leyla yapıyor. Bundan 3 ay kadar önce buraları bırakıp staj amaçlı Avrupa&#8217;ya çıktığımda kafamda buradaki şirketlerle kurulan ve kurulacak bağlantılar, tatil planları ve arkadaşlar, ailem ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SO9GkJKWQKI/AAAAAAAAAjk/hSovqZuJ5vk/s1600-h/n621384404_863415_126.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SO9GkJKWQKI/AAAAAAAAAjk/hSovqZuJ5vk/s400/n621384404_863415_126.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255496876913213602" border="0" /></a>
<div style="text-align: justify;">Gitmeler ve gelmeler insanı bir hallere sokuyor. Düzenleme ve alışma evresini bir kenara bıraksak dahi, akıldakilerin normal seviyede bir anıya dönüşmesi için geçen süre ya da geçmeyen süre insanı leyla yapıyor. Bundan 3 ay kadar önce buraları bırakıp staj amaçlı Avrupa&#8217;ya çıktığımda kafamda buradaki şirketlerle kurulan ve kurulacak bağlantılar, tatil planları ve arkadaşlar, ailem ve İzmir vardı. Bunların hepsi kaybedilebilir geliyordu. Yaptığım seçimin sonuçlarına, sonuçlar netleşmeden kendimi hazırlamaya başlamıştım. Tüm diğer müstakbel bilgisayar mühendisleri, mükemmel şirketlerde staj yapacaklar, mezuniyetten sonra hazır işe konacaklardı. Yazlıktaki arkadaşlar acaip eğlenecek, Çeşme patlayacaktı, Dikili dinlendirecekti. Ailem yeni olayları bensiz yaşayacak, yeni konumlara bensiz geçecekti. Bu olası gelişmelere yanıtım, ne yapalım yani olasıya kadar bir iki hafta tükettiğimi hatırlıyorum. Devamında işimize baktık.</p>
<p>Döndükten sonra aynı endişelerin gerçekleşme ihtimali biraz daha düşük geliyordu. Çünkü &#8220;dönmek&#8221; elimde yırttığım iki başvuru belgesinden geriye kalandı. Avrupa kültüründe yaşamayı sevmiştim. Uluslararası yaşamayı sevmiştim. Uzatayım diye düşündüğüm bir eğlence, bir takılmaca ve bir yaşamaca hakkım vardı. Onu da ekonomi ve siyasi nedenlerle elimin tersiyle ittim. Çok böbürlenesi bir kuram vardı kafamda. &#8220;Bu böyle ve bu yüzden uzatmıyorum.&#8221; Çünkü Türkiye aynı yerden devam edecekti benim için. Aynı heyecan, aynı birliktelik. Tabi ki buraya dönünce hayal kırıklığına uğradım. Hayal kırıklığının nedeni ya da sonucu, buradaki tavırlar ve genel ortam değil; içimdeki bir boşluktu. Alışkanlık boşluğu mudur nedir artık tam bilemiyorum ama döndüğümden beri daha sessiz ve daha çabuk tükenen bir heyecan durumuna sahibim. Bir daha olamam eskisi gibi gelmiyor değil. Bunlar da iddialı sözler ama orada tek kişilik odada, uluslararası bir ortamda edindiğim benlik, kurduğum bir yaşam vardı. Ölüm gibi birşey oldu. Beden toprakta ya da küller denizde ve varsa ruhumuz geride kalanları görüyor. Sızamıyor oradakilere.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SO9Guz5DgyI/AAAAAAAAAjs/-JnVAblh4TU/s1600-h/camur.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SO9Guz5DgyI/AAAAAAAAAjs/-JnVAblh4TU/s400/camur.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255497060182098722" border="0" /></a></p>
<p>İtiraf edeyim, hala kokoreç yemedim. Türk kızlarının nazına da siktir çekesim var. Gerilmeye başladım. Umarım bu haftasonu geçecek ve burada, yine, mayıs ayındaki gibi olacağım. <span style="font-size:130%;">Olmayıversem mi?</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/10/birinde-az-muhabbet-kiminde-naz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirin bir ilçemiz : Hamburg</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/05/sirin-bir-ilcemiz-hamburg/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/05/sirin-bir-ilcemiz-hamburg/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:27:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[HauptBahnof harikasından yeryüzüne doğru çıkın. Güneşin batmamaya daha meyilli olabildiği kadar kuzeydesiniz artık. Elbe&#8217;nin denize açılan ağzından gelen deniz havası ortamı ısıtmakta, &#8220;dünya şehri&#8221; iddiasını devasa liman ile kanıtlamakta. Tüm Alman şehirlerinde olduğu gibi Bahnof şehir merkezine çok yakın ve S-Bahn, U-Bahn konforu(?) ile şehrin diğer semtlerine gidebilirsiniz. Town Hall&#8217;un olduğu noktada durup ortalama bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SOfxYn1A6LI/AAAAAAAAAjE/T4m-7E0YtfE/s1600-h/Bild078.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SOfxYn1A6LI/AAAAAAAAAjE/T4m-7E0YtfE/s400/Bild078.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253432895661467826" border="0" /></a>
<div style="text-align: justify;">HauptBahnof harikasından yeryüzüne doğru çıkın. Güneşin batmamaya daha meyilli olabildiği kadar kuzeydesiniz artık. Elbe&#8217;nin denize açılan ağzından gelen deniz havası ortamı ısıtmakta, &#8220;dünya şehri&#8221; iddiasını devasa liman ile kanıtlamakta. Tüm Alman şehirlerinde olduğu gibi Bahnof şehir merkezine çok yakın ve S-Bahn, U-Bahn konforu(?) ile şehrin diğer semtlerine gidebilirsiniz. Town Hall&#8217;un olduğu noktada durup ortalama bir Alman&#8217;a, gurbetçi bir arkadaşa ya da güzel bir Alman bayana nereye gidilebileceği konusunda sual eylerseniz, size duraksamadan St.Pauli, Reeperbahn yanıtını verecektir. Neden bu yanıtı verirken gözlerini patlattıklarını anlamayabilirsiniz. Biz de anlamamıştık ya da anladığımız anlatmak istediklerinden farklıydı.</p>
<p>Güzide semt St.Pauli&#8217;de bizi kerhaneli bir Bağdat Caddesi karşıladı diyebilirim. Türkler, Türklerden utanır olmuşlar, Almanlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, Uzakdoğulular seks ticaretine nesne olmuşlar ve Zenciler Amerikan aksanları ile yalaka güvenlik görevlisi rolündeler.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SOfxn9flEQI/AAAAAAAAAjM/1uA5NLkRj7I/s1600-h/Bild056.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SOfxn9flEQI/AAAAAAAAAjM/1uA5NLkRj7I/s400/Bild056.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5253433159175180546" border="0" /></a><br />Burada daha fazla rezil olamayacağımızı anladıktan sonra tekrar Bahnof ve tekrar sorgu sual ve tekrar S-Bahn krallığı&#8230; Sonuçta çevik kuvvetin ortasındayız. Anarşistler eylemde, punkçılar polis avında ve bizler turist kılığında. Oktober Bar&#8217;da içki içerken panzerler ve su&#8230;</p>
<p>Evimizi hiç bu kadar özlememiştik. Hamburg da manyaklara ve dergicilere kalsın.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/10/05/sirin-bir-ilcemiz-hamburg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirin bir ilçemiz : Strasbourg</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/09/09/sirin-bir-ilcemiz-strasbourg/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/09/09/sirin-bir-ilcemiz-strasbourg/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 23:06:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=277</guid>
		<description><![CDATA[Carrefour de l&#8217;Europe diye bir giriş tabelası var Strasbourg&#8217;un. Adı ile ilgili çeşitlemeler o kadar çok ki: French: Strasbourg, pronounced [stʁazbuʁ]; Alsatian: Strossburi, [ˈʃd̥rɔːsb̥uri]; German: Straßburg [ˈʃtʁaːsbʊʁk]. Biz düz gidip Strazburg diyelim. Ill nehri kıyısında mümkünse Gar&#8217;a çıkmayan bir sokağa park ettikten sonra, nehire paralel olarak ilerleyin. Karşınıza saraylarla dolu bir meydan çıktığında, geldiğiniz yöne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMWy3Pr3ZmI/AAAAAAAAAhs/Az3eILvSm-g/s1600-h/100_3242xx.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMWy3Pr3ZmI/AAAAAAAAAhs/Az3eILvSm-g/s400/100_3242xx.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243794003315877474" border="0" /></a><br />
<br />Carrefour de l&#8217;Europe diye bir giriş tabelası var Strasbourg&#8217;un. Adı ile ilgili çeşitlemeler o kadar çok ki: <meta equiv="CONTENT-TYPE" content="text/html; charset=utf-8"><title></title><meta name="GENERATOR" content="OpenOffice.org 2.4  (Win32)"><meta name="CREATED" content="0;0"><meta name="CHANGED" content="0;0"><br />
<style type="text/css"> 	<!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } 	--></style>
<p><span style="font-style: italic;">French: Strasbourg, pronounced [stʁazbuʁ]; Alsatian: Strossburi, [ˈʃd̥rɔːsb̥uri]; German: Straßburg [ˈʃtʁaːsbʊʁk]</span>. Biz düz gidip Strazburg diyelim. Ill nehri kıyısında mümkünse Gar&#8217;a çıkmayan bir sokağa park ettikten sonra, nehire paralel olarak ilerleyin. Karşınıza saraylarla dolu bir meydan çıktığında, geldiğiniz yöne doğru ama katedral hizasından geriye yürümeye devam edin. Katedrale varasıya kadar opera binasını ve The Monument to General Leclerc&#8217;i görmüş olacaksınız. Huzur verici sanabileceğiniz ama beklemediğiniz anda size ilk temizlik şokunu yaşatan cafélerin birinde kahvaltı edebilirsiniz. Böreklerin tadında kötü bir şey yok. Hesabı öderken İngilizce yerine, Almanca konuşmak daha kabul edilebilir bir davranış. Katedrale yaklaştıkça insan yoğunluğu artacak, Alsas kavramını öğrenmeye başlayacaksınız. Katedral Köln Dom&#8217;unun biraz küçük bir tekrarı, ama kesinlikle sıradan değil.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMW4ElYRCYI/AAAAAAAAAh8/CeecSeVSV8o/s1600-h/100_3323.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMW4ElYRCYI/AAAAAAAAAh8/CeecSeVSV8o/s400/100_3323.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243799730035689858" border="0" /></a>Dom&#8217;u ve eski şehir merkezini gördükten sonra, yine rezil tuvaletli ve fareli McDonald&#8217;s'ta mola vermeyip, Alman backereilerine benzeyen fırınlardan lezzetli ekmekler alıp kendinize tost hazırlayın. Böylelikle yoldan geçen vatandaşlarla da muhatap olma şansı yakalarsınız ama yok ben Fransızlar gibi soylu soylu restoranlarda takılırım diyorsanız o sizin bileceğiniz iş.</p>
<p>Karın doyurma seansından sonra Avrupa kurumlarını görmeye geçebilirsiniz. Şehrin öteki ucundaki yapıları görmeye geçerken Gar&#8217;a da uğrayıverin. Ya da basın gaza gitsin. Avrupa kurumları ile karşılaşmak bir TC vatandaşı olarak bende garip hisler uyandırdı. Brüksel&#8217;den, Lüksemburg&#8217;tan ve Strazburg&#8217;tan verilen tavsiyeleri, kararları ve dikteleri hatırlamak o anda işten bile değil. Ama havada cidden AB kokusu var. Sosyal görünümlü imparatorluk&#8230; AİHM önünden tramvay geçtiğini, Konsey binasının karşısında dondurma satıldığını görmek ilginç, tabi ölü bir ilginçlik&#8230;</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMW0Lwu_jMI/AAAAAAAAAh0/qCPGRW5T6uA/s1600-h/100_3396xx.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMW0Lwu_jMI/AAAAAAAAAh0/qCPGRW5T6uA/s400/100_3396xx.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243795455296376002" border="0" /></a>Strazburg bundan ibaret, insanları sıcak, şehir pis, Alsaslılar&#8217;ın kafası ise karışık.<br /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/09/09/sirin-bir-ilcemiz-strasbourg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buralarda</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/09/08/buralarda/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/09/08/buralarda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 00:06:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[Gelmişim Avrupa&#8217;ya, yakmayan güneş altında, bluz üstüne sweatshirt giyip, kolları iki yana açaraktan meydanlarda foto çekilmeyeyim mi diye düşünen genç, sana verilen önemin ve paranın ikileminde kendini jön türk sanmazsan iyi edersin. İpek Ongun ve Melissa P. karşılaştırması yapmanın da alemi olup olmadığını ilerleyen günlerde anlayacak, nerelerde durman gerektiğini, nerelerde aslına dönmen gerektiğini ve nerelerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelmişim Avrupa&#8217;ya, yakmayan güneş altında, bluz üstüne sweatshirt giyip, kolları iki yana açaraktan meydanlarda foto çekilmeyeyim mi diye düşünen genç, sana verilen önemin ve paranın ikileminde kendini jön türk sanmazsan iyi edersin. İpek Ongun ve Melissa P. karşılaştırması yapmanın da alemi olup olmadığını ilerleyen günlerde anlayacak, nerelerde durman gerektiğini, nerelerde aslına dönmen gerektiğini ve nerelerde farksız hissedeceğini ölçebilir hale geleceksin.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMRyMNGGlVI/AAAAAAAAAhc/ZS3H50l29n4/s1600-h/n7837528270_342906_5891.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SMRyMNGGlVI/AAAAAAAAAhc/ZS3H50l29n4/s400/n7837528270_342906_5891.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243441420165354834" border="0" /></a><br />Genelde Türk ya da Türkiyeli olmaktan dolayı yaşayacağın sıkıntıların hiç zuhur etmeyeceğini düşünüp, herkesle omuzomuza yaşanır gibi bir aldanışa da meyil edebilirsin. Zamanı gelecek Türkçe popun da reklamını yapar bulacaksın kendini, hiç olmadık anda Nazım&#8217;ın dizeleri dökülecek dudağından, o da ne diyecekler, tanımayacaklar. Burada konuşmayana ekmek yok, dilini, şarkını ve öykünü sunacaksın, bazen dur diyecekler, bazen durasın gelecek bir anda ama bazı komiklikler yapmaktan iyi gelecek böylesi. Haritadan önce insanları, sokaklardan önce kızları anlamaya başlamak, tenis kortu ve halısaha arasındaki bağlantısızlığı açığa çıkarmana yardımcı olacaktır. Her arabaya önce gözün, sonra elin gidecek, günden güne normalleşecek her şey. Rahat olmak, ayık olmak yeter gerisine.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/09/08/buralarda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirin bir ilçemiz : Lüxemburg</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/23/sirin-bir-ilcemiz-luxemburg/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/23/sirin-bir-ilcemiz-luxemburg/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Aug 2008 17:17:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[Frankfurt üzerinden Mainz&#8217;e yönelerek Almanya&#8217;dan çıkacağınızı iyice belli edin. Kaiserslautern yönünde 6 nolu otobana girince sizi kimse engelleyemeyecek zaten. Lüksemburg ülkesine dağlar arasından girecekseniz, Belçika plakaların artması doğru yolda olduğunuzun işaretidir. Ülkeye girişten sonra bir kaç tünel ve bir kaç kavşaktan sonra Başkent&#8217;tesiniz. Lüksemburg, Avrupa Başkentleri&#8217;nden en vicdanlı olanı bence. İnsanları ve McDonalds&#8217;ı Türkiye&#8217;ye benzemekte. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SLBGlz0ZsbI/AAAAAAAAAfg/agccT2VVjdU/s1600-h/100_3234xx.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SLBGlz0ZsbI/AAAAAAAAAfg/agccT2VVjdU/s400/100_3234xx.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237763982010986930" border="0" /></a><br />Frankfurt üzerinden Mainz&#8217;e yönelerek Almanya&#8217;dan çıkacağınızı iyice belli edin. Kaiserslautern yönünde 6 nolu otobana girince sizi kimse engelleyemeyecek zaten. Lüksemburg ülkesine dağlar arasından girecekseniz, Belçika plakaların artması doğru yolda olduğunuzun işaretidir. Ülkeye girişten sonra bir kaç tünel ve bir kaç kavşaktan sonra Başkent&#8217;tesiniz. Lüksemburg, Avrupa Başkentleri&#8217;nden en vicdanlı olanı bence. İnsanları ve McDonalds&#8217;ı Türkiye&#8217;ye benzemekte. Gece hayatı Türkiye&#8217;deki gibi aktarmalarla devam ediyor. Almanya&#8217;ya göre biraz lüks ama abes pahalı değil kesinlikle. Arabanızı şehre girdikten sonra Zentrum&#8217;a inmeden bırakırsanız, terasların birinden asansör ile ya da güzel sokakları takip ederek şehir merkezine inebilirsiniz. Park etmek akşam 6&#8242;dan sonra ücretsiz. TownHall&#8217;daki iki aslan heykeli, pasajdan sonra karşınıza çıkan saray görülmeye değer yerler denilebilir. Sıcak insanlara nereye gidilir, ne yapılırı rahatça sorabilirsiniz. Gece size sürprizlerini hazırlamış, güzel kızlar ve güzel adamlar yol boyunca size göllerin ördekleri gibi eşlik edecektir. Lüksemburg&#8217;ta tekila içip, sabaha karşı Fransa&#8217;ya geçmeyi deneyin, yorucu olmuyor. Melusina via Lakşımbörg!</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SLBJfkYJJmI/AAAAAAAAAfo/bYfjseINR8g/s1600-h/100_3205xx.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SLBJfkYJJmI/AAAAAAAAAfo/bYfjseINR8g/s400/100_3205xx.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237767173321598562" border="0" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/23/sirin-bir-ilcemiz-luxemburg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alana da satana da helal olsun</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/23/alana-da-satana-da-helal-olsun/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/23/alana-da-satana-da-helal-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Aug 2008 17:08:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=258</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Gurbetçinin daniskasıyım. Sarı Mercedes -Balkız- peşindeyim.&#8221; Araba üzerinden kendini tarif etmek&#8230; &#8220;Ama bakın bir adet de Mersedes&#8217;im var. Kızımın adı da Songül&#8230;&#8221;. Eksik cinsellikle de ilgisi olabilir diyor, Pedagog-Sosyolog Ömer Abi. Çoğu Almancının içine düştüğü hatalar, geleneksel evlilik, gençlikten vazgeçememe, çalışkanlık vurgusu öncesi dert vurgusu. &#8220;Sen kendini nasıl konumlandırıyorsun?&#8221; Buralar mı yeni evin, yeni barkın? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SLBERcUn0II/AAAAAAAAAfQ/DOlmNYoCILo/s1600-h/Bild096film.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SLBERcUn0II/AAAAAAAAAfQ/DOlmNYoCILo/s400/Bild096film.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237761433083039874" border="0" /></a>&#8220;Gurbetçinin <span style="font-size:130%;">daniskasıyım</span>. Sarı Mercedes<span style="font-weight: bold;"> -Balkız-</span> peşindeyim.&#8221;</div>
<p>Araba üzerinden kendini tarif etmek&#8230; <span style="font-style: italic;">&#8220;Ama bakın bir adet de Mersedes&#8217;im var. Kızımın adı da Songül&#8230;&#8221;</span>. Eksik cinsellikle de ilgisi olabilir diyor, Pedagog-Sosyolog Ömer Abi. Çoğu Almancının içine düştüğü hatalar, geleneksel evlilik, gençlikten vazgeçememe, çalışkanlık vurgusu öncesi dert vurgusu. <span style="font-style: italic;">&#8220;Sen kendini nasıl konumlandırıyorsun?&#8221;</span> Buralar mı yeni evin, yeni barkın? İşin nedir, ilk ünvanın? Millet sisteminde neredesin? Cami-cemiyet ilişkisinin sıkı bağları seni etkiliyor mu? Arabalar ne güzel burada. <span style="font-size:130%;">Hep araba, yollarda, park otomatı, sarı.</span><br /><span style="font-size:78%;"><br />*görsel Mercedes Museum &#8211; Stuttgart&#8217;ta elde edilmiştir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/23/alana-da-satana-da-helal-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirin bir ilçemiz : Amsterdam</title>
		<link>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/14/sirin-bir-ilcemiz-amsterdam/</link>
		<comments>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/14/sirin-bir-ilcemiz-amsterdam/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 16:08:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Durmus Cetin Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Erasmus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://durmuscetinakman.com/blog/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[Amsterdam&#8230; Özgürlüklerin üretim olarak serbest olduğu ülkenin kalbi. Bu poşette özgürlüklerden ne zevk almaktalar henüz tam olarak çözemedim. Weed dediğin olay bile harbiden sadece meta olmuş. Seks olayına girmiyorum bile. Gay bayrakları, esrar kokusu, kırmızı lambalar, bunların dışında da kanallar&#8230; Çokca İstanbul, sanki her sokak İstiklal&#8217;e çıkıyor. İzmir olma güzelliğini Rotterdam&#8217;a bırakmış bir heybet, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SKRe8f4NIHI/AAAAAAAAAeo/XY8V_1tNsvg/s1600-h/Bild017.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SKRe8f4NIHI/AAAAAAAAAeo/XY8V_1tNsvg/s400/Bild017.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234413060353761394" border="0" /></a></p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SKRem7dhcII/AAAAAAAAAeY/6HWGu-v6E3s/s1600-h/Bild039.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SKRem7dhcII/AAAAAAAAAeY/6HWGu-v6E3s/s400/Bild039.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234412689800917122" border="0" /></a><br />Amsterdam&#8230; Özgürlüklerin üretim olarak serbest olduğu ülkenin kalbi. Bu poşette özgürlüklerden ne zevk almaktalar henüz tam olarak çözemedim. Weed dediğin olay bile harbiden sadece meta olmuş. Seks olayına girmiyorum bile. Gay bayrakları, esrar kokusu, kırmızı lambalar, bunların dışında da kanallar&#8230; Çokca İstanbul, sanki her sokak İstiklal&#8217;e çıkıyor. İzmir olma güzelliğini Rotterdam&#8217;a bırakmış bir heybet, bir kalabalık ve bir pahalılık karışımı. Kanalları izleyerek hiç kaybolmadan gezilebilir, sex ve esrar için biraz daha rahat davranılabilir, jackpotların kolları bir kaç kez çevrilebilir ve gece olmadan Rotterdam&#8217;a dönülebilir bir şehir.</p>
<p>Ana tren istasyonu, Basmane Garı&#8217;nın 65748 katı mükemmelikte. İnsanları Hollanda&#8217;nın geri kalanı ile pek ilgilenmemekte. Bu kadar turist sinir bozmakta.</p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SKRexfJvTGI/AAAAAAAAAeg/BGzBBLxPb3I/s1600-h/100_3103.JPG"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_9QP4VUARykc/SKRexfJvTGI/AAAAAAAAAeg/BGzBBLxPb3I/s400/100_3103.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234412871180307554" border="0" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.durmuscetinakman.com/2008/08/14/sirin-bir-ilcemiz-amsterdam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

