Türkçe, Türkiye

His

Bana öyle gelmiyor. Bana hiç ama hiç öyle gelmiyor. Güç bela daldığım kısa uykudan üzerime çullanan bir ağırlık ile uyanınca ve bir süre nefessiz kalınca bana hiç öyle gelmiyor. Balkonum yok, bir şekilde tutunabildiğim bu yabancı ülkede giriş katı tek odalı bir evde kiracıyım. Uyanır uyanmaz dışarıdaki insanların yer yer telaşlı yer yer yavaşça ve sessizce güne başladığı sokağa bakan iki büyük pencereyi de sonuna kadar açtım. Hava gri burada ama sokaklarda kan lekesi yok. Derin bir nefes aldım. Haberlerden ve gönderilerden uzakta bir-iki dakika geçirdim. Ne yapacaksın oğlum diye sordum kendime. O kadar çok yalnız ve yabancı kaldım ki, kendi ülkemde taraf olmak ya da ezilmek bana çok zor geliyor. Nefret gibi bir şey de var içimde. ‘Tarihte bugün’leri düşünüyorum, bizi nefretsiz yetiştiren annemi düşünüyorum, nefretten önce hırs ve yalnızlık gelir, biliyorum.

Zoruma gidiyor soruların ve sorunların hep çalışmadığım yerden gelmesi. Öyle ki düşünüp var olacağımıza düşünüp yok oluyoruz. Bu kadar nefret varken, bu kadar kan, ter ve pislik varken, sevgi dolu kalabilir miyiz, gerçekten endişelenebilir miyiz sen, ben ve onun hakkında? Dostoyevski gibi gözlerimiz tam da ölüm için bağlanmışken affedilmiş gibiyiz, insanlıktan umut etmeyi insanlar yüzünden bırakmışız. Zeki Müren’in kıvılcımlı sesi var kulaklarımda ‘Kırma insan kalbini yapacak ustası yok’. Tamiri mümkün mü kırılan bunca kalbin betonarme minarelerden yükselen emrivaki sela ve ezanlarla? Hep şanlı ve temiz olma apoletini omzunuza takarken bir ülkenin kerpetenle çekilen insanlık dişlerini hiç mi görmezsiniz? Sonra bir de Ahmed Arif var, o şiir kasedinde kıtır kıtır bir sesin okuduğu dizeler: ‘Erkekçe olsun isterim/ Dostluk da, düşmanlık da / Hiçbiri olmaz halbuki / Geçer süngüler namluya.’ Ne zaman daha iyi olacak diye sorarken artık kısaca daha iyi olabilirdi diye kestirip atıyorum.

Ben böyle hissediyorum. Okudukça ya da yaşadıkça 6-7 Eylül Olayları, Maraş, Madımak, Hrant Dink, Ali İsmail ve diğerleri beni hep inzivaya itti. Efsunlu bir his beynimi kemirip durdu, düşüncelerimi alıp gitti. Hayat kısa, insanlar bir gecede çöker gider ve o iyi yürekli insanların boşluğu kıyameti hazırlar. Hepimizin insancıl kıyametini…