Archive for June, 2010

8½ Ay Sonra Türkiye

Sunday, June 13th, 2010

Bir kapı açıldı, yok ya ne açılması, zorla açtım o kapıyı. Aralıktan girdiğimde karşılaşacağım şeyleri az çok biliyordum, eski bir anımdan hatırlayabildiğim kadarıyla güzeldi, hayat yolunda görülmesi gereken ve katlanılması gereken şeylerdi. İçeride yalnızlık da vardı, ama abartılacak bir şey yoktu. Kapının ötesinden söylüyorum, burada da yaşıyor, burada da yaşlanıyor insan evladı. Hiç sekmesiz aynı ritminde devam ediyor hayat. Sekiz buçuk ayın özetini çıkarıyorum bazen kafamda, bunca ay bulgur pilavı yemeden geçti örneğin, 3 tabağım vardı, içlerinden birisi kaydı elimden, kırıldı ve son 2 aydır 2 tabakla idare ettim, sonra saçımı kesmeyi öğrendim, nasıl diye soranlara anlattım, yeni markalara ve o markaları kullanan insanlara alıştım, bir kadına çok fena aşık oldum, toparlayamadım kendimi, diğerlerinin sözünü etmesem de olur, kısacası sekiz buçuk ay bindiği trenin üzerinde yol aldığı raylardan bağımsızlaşan, kimi zaman uyuklayan kimi zaman da etraftakileri gözlemleyen bir yolcu umarsızlığında geçti. Tek parça halinde ilk arayı veriyorum, bir haftalığına İzmir’e, eve dönüş…

Tweetleri Anlamak

Thursday, June 10th, 2010

Sentiment Analysis gerektiren bir projeyi başarıyla sonuçlandırmış bulunuyorum. Araştırma düzeyinde yeterli olsa da tabi ki büyük kitlelerin kullanımına açılacak bir tasarım değil. Dünyanın gittiği yön hakkında fikir versin diye söylüyorum, diğer insanlara açık bir şekilde söyledikleriniz sadece sizi tanımlamakla kalmayacak, benzerleriniz ve onların benzer düşünceleri ile birleşerek bir olguyu, emeği ve yatırımı tanımlayan, onun hakkettiği karşılığı ya da ağzının payını veren hızlı ve atak bir sivil topluma dönüşecek. Bir şey hakkında söylediklerinizin kutup ve öznellik analizi yapılsın diye, aslında şu andan itibaren alıştırma yapılacak veri yığınlarını yine siz oluşturuyorsunuz, makinalar böyle öğreniyor.

Bunun uzun, upuzun bir öyküsü de yazılabilir. Fakat okuyanı az olur, zira herkes fikrini beyan etmekle meşgul. Devam edin, ziyan olmasın. Şuraya da bakın lütfen, artık maçın adamı seçmek için sms tabanlı sponsorluklara ihtiyaç duyulmadan, tweetlerin analizi yeterli olacaktır. Bir maçın hasılatı ve belki bahis oranları dahi maçtan bir gün öncesinde hesaplanabilecektir. Güvenlik önlemleri, reklam anlaşmaları ve maçın yayını bu hesaplara göre belirlenecektir. Çekinmeyin, bilgi yığınlarını besleyin. Yarın sizin hakkınızda daha çok şey bilecekler, izninizle.

Pippa Bacca ve Beyazın Kaderi

Tuesday, June 1st, 2010

Beraberimizde yolculuk boyunca üzerinde birikecek tüm kirlerle birlikte götüreceğimiz tek elbise beyaz gelinlik olacak.

Barış için beyaz gelinlik içinde Ortadoğu’ya ilerleyen Pippa Bacca‘yı Türkiye topraklarında tecavüzden ve boğularak öldürülmekten koruyamayanlar, “Ne işi varmış o kadının buralarda?” diyerek hatanın Ortadoğu’ya silahsız ve korumasız ilerleyen Bacca’da olduğu öne sürenler, yardım için beyaz bir Avşa vapuru içinde Ortadoğu’ya ilerleyenlere sıkılan barbar kurşunu cihatlarına sebep sayıyor.

Keşke bilseler, barış beyazlığı korumak için tek yoldur.