Söyledi kurtuldu.
“Selahattin Eyyubi’nin sancağı altında Kudüs’ü fethederek, orayı bir barış ve huzur şehrine çeviren ordunun neferleri biz değil miydik? Çaldıran’da Yavuz Sultan Selim’in ordusunda birbirine kardeş olan biz değil miydik?”
Barış için yanlış referans almak, savaş için yanlış referans almak kadar tehlikelidir. İnsan hakları meselesini, din kardeşliği ve mücahitler edebiyatı ile çözmek mümkün müdür? Birbirimizi öldürmeyelim demek için, geçmişte beraber öldürdüklerimiz var demek yerine, geçmişte beraber yaşattıklarımız var demek gereklidir. Aksi taktirde, hep ölümler ve hep bu ölümlerden tatmin olacak insanlar var olacaktır.
This entry was posted on Tuesday, August 11th, 2009 at 20:54 and is filed under Türkiye. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.
Both comments and pings are currently closed.