Jacko’nun Ardından

Jackson’ın aramızdan ayrıldığını öğrenir öğrenmez çok sayıda insan birkaç video izleyip bunları çeşitli sitelerde paylaştılar ve yine aynı sitelerde kişisel iletilerini bu haber üzerine güncellediler. Bu insanların karşısına Jackson’ın bazı hatalarını bu paylaşımların ve iletilerin yorum kısmında insanların yüzlerine vuran bazı insanlar da vardı. Bu tür zabıtaların kafalarında eksik olan elbette insanların takdir ve hayran ettiklerini hatalı bulduklarından ayırabilme yeteneklerinin olup olmadığını düşünme becerisiydi. Çünkü ülkemizde de çok sık görüldüğü üzere, bir kesim insan özel yaşam ve toplumsal iltifatın ayrımından çok uzaktalar. Öte yandan çoğundaki galeyan aslında şuradan kaynaklanıyor, toplumsal bir kişiyi destekleyenlerin, sevenlerin ve ona hayranlık duyanların o kişinin tüm özel tercih ve hatalarını, hatta adli suçlarını da, benimsediklerini düşünüyorlar. Michael Jackson’ın ölümünden üzüntü duyanları çocuk istismarcısı ilan etmek yerine, direkt olarak suçluları ve katilleri öven şarkıcı türkücü bozuntularını utandırmak bence toplum için dünya için daha iyi olacaktır. Bunu anlamak gerekli.
“Efsanevi Pop Kralı”nın ölümünün ardından, 80′ler ve 90′lar sonrasında asla erişemeyeceği popülerliğe tekrar erişeceği iddiası da bana biraz göçüp gidene saygısızlıkmış gibi geliyor. Bir insandan tüm hayatı boyunca kapitalist ölçütler ile üstün getiriler beklemek zaten haksızlıkken şimdiden “anısına” albümlerinin satış rakamlarını hesaplamak düpedüz ucuzluk. Internet kullanıcıların bilgi açlığını tam olarak bu popülariteye eklemlemek ise yanlışlık olur. Google’daki arama istatistiklerine göre (yerel saat ve tarih) 25 Haziran günü Michael Jackson hakkındaki aramalar en üst seviye ulaşıp, ardından Hot Trends’e göre bu aramalar gelen haberler ışığında dallanıyor.
Bilgi açlığını gidermek için başvurulan ana kaynak olan basın konferansı ise yayın kuruluşlarının hem popülarite hem de istediği gibi gösterme kaygılarına kurban edilmiş görünüyor. Küçük kardeş Jermaine Jackson’ın duygusal konuşmasındaki son cümle çoğu kaynağa göre net bir biçimde “May Allah be with you Michael, always.” iken, New York Times’a göre “We all loved being with you Michael, always.” oluvermiş, öte yandan ABC New Australia’ya göre “May our love be with you always, brother.” oluvermiş. Yapacak bir şey yok, somut ya da soyut bir bilinmeze gidenin ardından bile somut dünyanın soyut çelişkileri tekrar tekrar ısıtılıyor. Oysa, küçük dünyanın küçük tükenenleriyiz.
Bir de bir önceki gönderide Türk Michael Jackson’ı yaratılamadı demiştim, demez olaydım. Buradan izleyebilirsiniz Türk Maykıl’ı, hatta Maykıl Tarkan karışımını…
June 28th, 2009 at 02:12
Sağda bir saat dikkatimi çekti de. Nereye mesaj atacağımı bilemedim. İzmir yazıyor altındaki saat 01:09'u gösteriyor. Ben Ankara'dayım saat 02:09. İzmir ile Ankara arasında 1 saat zaman farkı mı var ;) Yoksa bir yanlışlık mı var?