Şirin bir ilçemiz : Heidelberg


Heidelberg, Hessen ile Baden-Württemberg sınırında tarih ve gençlik kaynayan bir kent. Alman’ların AltStadt tutkusu burada üst düzeye çıkmış. Her adımınız mükemmel bir şekilde korunmuş AltStadt’a doğru gitmek istiyor. AltStadt’ın hemen üstünde Neckar’a nazır konumlanmış saray yapısı eksilen haşmetiyle hayatına şenlikli bir şekilde devam ediyor. Öyle ki, dimdik rampalar silsilesi sonucu varılan sarayda bira ve şarap depoları, kimya-ilaç müzesi ve bir çok galeri turist adlı insan türüne canlılık veriyor. Tabi AltStadt’a varmak için -her Alman şehrinde olduğu gibi- Bahnof’tan bir vasıtaya binmeniz gerekiyor. Bahnof Meydanı biraz karışık olduğu için AltStadt yerine banliyölere giden otobüslere binip, bunun farkına yaklaşık 30 dk sonra varabilirsiniz. Şansınız varsa, danışman bulunan duraklardan birinde inmişsinizdir ve danışman teyze size, hiç Almanca bilmeseniz dahi “Ja!” ve “Nein!”larla hangi otobüse bineceğinizi söyler. Teyzenin yardımsever hırçınlığı sizi AltStadt’a götürdüyse, dar sokaklardan HauptStrasse’ye ya da AltBrücke’ye çıkmanız zor değil.


AltStadt’ın etkileyici güzelliğinde saatlerce vakit geçirebilirsiniz. Dönercilerin performansı düşük olduğu için, Subway’i tercih etmeniz, üstüne klas kafelerin birinde bir kahve içmeniz size romantik bir şehirde olduğunuzu düşündürebilir. O kadar da değil. HardRock Cafe’ye uğramadan gitmeyin, pek bir artısı yok ama fiyatları gayet uygun. Şehrin en sıcak sakinleri sarhoşlar ve arılar. Hayır, o kadar soğukta bizler kaban kaban, atkı atkıya geznirken, arılar hangi dolaşım sistemi ile hala tepemizdeler anlamış değiliz. Sarhoşlara gelince, bazıları Türk’tür, tüm paralarını bahiste Fener’e yatırmışlardır, Zeki Müren’i özlerler, anavatanda askerlik hala tek kıvanç kaynaklarıdır ve Ahmet Kaya’nın bir kaç kırık ezgisini mırıldanırlar.


Fener, Hacettepe’ye kaybeder, paralar gider, Bursalı Kemal’in hayatı biraz daha söner… Heidelberg onun farkında bile değil.


Comments are closed.