Şirin bir ilçemiz : Hamburg
HauptBahnof harikasından yeryüzüne doğru çıkın. Güneşin batmamaya daha meyilli olabildiği kadar kuzeydesiniz artık. Elbe’nin denize açılan ağzından gelen deniz havası ortamı ısıtmakta, “dünya şehri” iddiasını devasa liman ile kanıtlamakta. Tüm Alman şehirlerinde olduğu gibi Bahnof şehir merkezine çok yakın ve S-Bahn, U-Bahn konforu(?) ile şehrin diğer semtlerine gidebilirsiniz. Town Hall’un olduğu noktada durup ortalama bir Alman’a, gurbetçi bir arkadaşa ya da güzel bir Alman bayana nereye gidilebileceği konusunda sual eylerseniz, size duraksamadan St.Pauli, Reeperbahn yanıtını verecektir. Neden bu yanıtı verirken gözlerini patlattıklarını anlamayabilirsiniz. Biz de anlamamıştık ya da anladığımız anlatmak istediklerinden farklıydı.
Güzide semt St.Pauli’de bizi kerhaneli bir Bağdat Caddesi karşıladı diyebilirim. Türkler, Türklerden utanır olmuşlar, Almanlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, Uzakdoğulular seks ticaretine nesne olmuşlar ve Zenciler Amerikan aksanları ile yalaka güvenlik görevlisi rolündeler.

Burada daha fazla rezil olamayacağımızı anladıktan sonra tekrar Bahnof ve tekrar sorgu sual ve tekrar S-Bahn krallığı… Sonuçta çevik kuvvetin ortasındayız. Anarşistler eylemde, punkçılar polis avında ve bizler turist kılığında. Oktober Bar’da içki içerken panzerler ve su…
Evimizi hiç bu kadar özlememiştik. Hamburg da manyaklara ve dergicilere kalsın.
This entry was posted on Sunday, October 5th, 2008 at 01:27 and is filed under Avrupa, Erasmus. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.
Both comments and pings are currently closed.