Değmesin yağlıboya.


heyhat, hayat bazen birilerini bir yerlere sürüklerken, onun dışındakilere nerede olacağını hesaplamak düşmüyor. tıpkı, suyun içinde balık gibi, havada bulut, sokakta çöp bidonu gibi…

uzaklardan sebep olmuşsan bir gülücüğe, sonrasında sana anlatılan bir anı sende de değer kazanıyorsa, can kulağın ve iki gözün varsa dostsun. yok, eğer hazır değilsen buna, korumacı kişiliğinle kendini martılara karşı da koruyabilirsin. ama bildiğin gibi, insanız. martı gibi çığlık çığlığa peşinde değiliz vapurların, önceliklerimiz sakinliğe de bağlanmış, rutinliğe de. anlamak için tekrar yaşamana da izin vermiyorlar, an ve anlar düşüp gidiyor gündemden. önceliği, inceliği bir kenara bırakırsan aklını bırakman, tuttuğun sözleri bırakman gerekmiyor mu?

dizilmiş vagonlarız, lokomotifin dumanını dert etmiyoruz.

hayatıma giren, kallavi düzeyde beni seven herkesler, geyiğini de sevgisini de benden izin alarak değil, kaygan yağlarmışçasına düz giderek gösterirse uzaklardaki ruhum şad olur. tıpkı benim yaptığım gibi…

neyse, içelim rakı, olalım fakı.


2 Responses to “Değmesin yağlıboya.”

  1. ZehirliÖrümcek Says:

    Bana derler sarhoş baki :)) Hehe İçelim!

  2. dchetin Says:

    içmeyiz sulu rakı .)