Archive for February, 2008

Efe Derim Ben …

Friday, February 29th, 2008


- Bu koca dağların sahibi kim?

- Erimiz!

- Yiğiti kim?

- Efemiz!

Topak buzlu bir tek rakı atmadan olmaz, masadan tüm alaya bakılmaz efe’ce…Artık klarnet mi, yoksa zurna mı olur, yandaşı davulu susturup inceden süzülerek yaklaştıkça adım adım erkekliğin türküsüne, tüm alay ağlayan ana gibi gelir güneş yanığı tene..Gözle görülmez, bakılmaz artık ilk nefeslerden itibaren, efeler belli eder kendini..

- Yiğit kime derler?

- Sözünde durana, efesiyle ölene!

- Korkak kime derler?

- Sözünden dönüp, aman diyene!

Çocuklar kendiliğince çekilir ana rıhtımlarına, gençler daha da durgunlaşır, hanımlar ağlamaya yakın dururlar..Ve eskiler, bir üzüm salkımı gibi yanında taşıdıkları hayat bilgisi ile, yücelecek, yüceltilecek erdemleri ve kısık seslerinin gürlenişleri ile “eski harmandalı”ya bir adım atarlar..Erkekçe ama sakince.. O dostun sözüne sadık, derdine er , gözüne o sevgilinin meftun , dirliğine eş..

- Varyemezlere acımalı mı, dayak mı haktır?

- Dayak haktır!

- Susuz derelerde kavak biter mi?

- Bitmez.

Ağlamaklı olurlar hafifçe, boldur yürekleri bu bedene..Boldur sevmeleri, taşmaları..O yüzden bu cennet köşesini yurt eylemişler, doğaya inanmışlar , inanışın en insancasını koymuşlar ortaya..Tek de oynanır bu zeybek , çokça da arkadaşça da..Yüz verirsin birbirine , yiğitliğin geçsin diye kardeşine..

- Bitkisiz diyarlarda duman tüter mi?

- Tütmez.

- Adem kuşağına bel bağlanır mı?

- Bağlanırsa ağlanır.

Kendinden bilirler beş karış toprağı, o toprağın verebileceklerini , yüz sürene gün doğurduğunu , el sürene zehir zıkkım eylediğini bu hayatı..Toprak gibidir yüzleri , yüzlerinin dumanı ise kuşakta taşınan tütünün dumanı, yakmadan tüter öylece , şen gelir gepegence.. İşini yalnız bırakmaz , el gücüne komaz yapabileceğini , ondandır ilk kurşunun Paşasız atılması, ondandır bu dağlar, bu derya, toprak çatlağı ellerinde ayadır , masaldır dilinde.. Herkes biraz zeybektir aha te burada..

- Yiğitlerde ne yoktur?

- Merhamet yoktur.

- Şeytan’a bel bağlanır mı?

- Yardımcımızdır bağlanır!

Dost eyler zurnayla davulu , Muharrem’de merhamet eylemez kendine dahi..Seke seke geçer ağır ağıtları , kurşun ilmi yüreklerde gocunmadır artık , bütüne biattır eşme, Tanrı’ya değil..Eğilmez başlar gibi , bulutluysa da gökler, yoldaş dağlar , yollar kardeş..Zekanın yeşile yansıması , mor cepken belde yatağan , günün şenliğin ona adanması..Çaldırmazlar ki kıçıkırık klavye ile, org ile bu destanın türküsünü, “vur bre davulcu çınlasın gökler” , yaz güneşi gibi Şeytan’ın izdüşümü var bu bileklerde , kan damlasın, durmasın akacağı yerde.. Sığın kuytuya , şeytanın usuna , belli et hikmetini…

- Sözünde durmayan kahpe bacının kızanı olsun mu?

- Olsun!

- Şu dualı yatağan böğrüne batsın mı?

- Batsın!

- Doğru söylediğine “Nasuh Tövbesi” olsun mu?

- Olsun!

Olsun be, döne döne hakayık çıktı işte ortaya , meneviş meneviş bu kardeşlik , zeybeğin türküsü bize miras , sana altın varak ey Dünya…Tövbesi tokat gibi biter , duası tamamlanır zurnacı üflediğinde yüksekten , bilir ne ilk ne son bu nefes..Bir zaman sonra gene del’lenecek bu topraklar , bize verdiği sözden dönen toprağa ölüler batar , Şeyh Bedrettin , Torlak Kemal , Börklüce , Yörük Ali ve Çakırcalı töresine dünya barışı diyecekler , uslanmamanın usu, akan su oluverecek..Rakımız daha da susuz , sesimiz daha da gür çıkacak..

Sana ne mutlu Efem…!

Oğlumuz Askerde

Thursday, February 28th, 2008


Prens Harry’nin Afganistan’da “bir yerlerde” ön saflarda, herkes ile eşit seviyede risk alarak askerlik yaptığı haberleri, İngiliz Ordusunu yönetenler tarafından hoş karşılanmadı.Daha fazla riskli olabileceği için Irak yerine Afganistana gönderilen (“deployment” deyimi kullanılmış) 23 yaşındaki asker-prensin buradaki operasyonlardaki davranışları “exemplary” imiş.

Gizlenen bu durumu Amerika tabanlı bir websitesi duyurmuş, onlar da bu bilgiyi bir Avustralyalı dergiden aldıklarını söylemişler.E koskoca Britanya’nın prensinin haberi de böyle sızar işte.Denizleri filan aşar.

Takdir mi edeyim , danışıklı dövüş mü diyeyim , pozitiv psikolojik baskı mı diyeyim bilemedim.

Ama İngiliz Ordusu rahatsız…

Türk’e küfredenin sonu

Thursday, February 28th, 2008


“Bu sözleri dışarıda da söylemesini bekliyorum. Bunları hangi Türk’e söyleseniz tepki verir. Böyle bir şey, adam öldürme sebebidir”

Volkan Demirel

Zayiat Büyük

Thursday, February 28th, 2008


Gözlük , top toplayıcı çocuk ve apışa diz…Son İstanbul derbisinin zayiatını oluşturan nedenler.Cüneyt Çakır en az 1 ay kadar dinlenir.FB üzerine geyikler geçen senenin haberlerini aynen yayına sokarak devam eder.O geyiklerdeki mağara adamlarını canlandıran modellere telif ödeniyor mu merak ediyorum.Bu Lugano’yu bu ülkeye kim getirdi, Allah onun tıynetini değerlendirsin , bana düşmez.GS maçın son 10 dakikasında kaç forvetle oynadı, hangi hücum modelini denedi anlayan beri gelsin.Lincoln iyice şımarmamış mı?Bir de tur atlayan GSli topçular , reklam panosunda 3 dk. niye dikeldiler?Bi “re re ra ra” çekseydiniz be gençler…Bir de Arda’nın golden sonraki Tuncay Baba Hindi’si hareketleri Volkan Efendi’nin adam dövmesi yüzünden güme gitti.Şov biznıs numarası tutmadı.

Kupayı Gençler alsın.

Yok Mu Merhamet?

Tuesday, February 26th, 2008

Memetçik Memet
Memetçik Memet
Memetçik Memet…….

Hat boyları yanmış odun kokusu
Askeri de hat boyunun tapusu

Memetçik Memet, Memetçik Memet…
Dört cephe içinde koptu kıyamet!

Vagonların kırk kişilikse yapısı
Seksen Memet yüz Memet dolu hepisi

Memetçik Memet, Memetçik Memet…
Kitli vagonlarda yoktur merhamet!

Dağ taş memet dolu dağ taş sevkiyat
Gidenler aç susuz dönenler sakat

Memetçik Memet, Memetçik Memet…
Bölük yemininde yoktur merhamet!

Bir deri bir kemik düşmüş bıyıklar
Memedin ayağında yarım çarıklar

Memetçik Memet, Memetçik Memet…
Memetten Memede yok mu merhamet?

Memetçik Memet …

Nazım Hikmet/Zülfü Livaneli

Üstada, usta’dan saygı.

Tuesday, February 26th, 2008

Bravo lem JAVIER!

Irak

Tuesday, February 26th, 2008


SAVAŞIN 5.YILINDA IRAK

KONUŞMACI: NOUMAN SERHAN ALİ (IRAKLI PSİKİYATR)

TARİH :2 MART PAZAR

SAAT : 15-00

YER : TEPEKULE KONGRE MERKEZİ

(EGE SALONU) BAYRAKLI

2. TOPLANTI

KATİL KİM

KONUŞMACI : AHMET ÜMİT (YAZAR)

TARİH :2 MART PAZAR

SAAT :17-30

YER: TEPEKULE KONGRE MERKEZİ

(EGE SALONU) BAYRAKLI

Fotomaç üzülmüştür

Monday, February 25th, 2008


Son dönemdeki iki sevgilisini de çabuk kaybetti Fotomaç.

Adriano anavatanda gününü gün ediyor, Ronaldo ise futbolu bırakmaktan söz ediyor.94 Dünya Kupasındaki çaylak 14 yıl sonra, 2 büyük transfer olayı , 3 büyük sakatlık yaşayarak ve 3 kez Dünya’nın En İyi Topçusu ödülünü alarak, futbol yolculuğunu tamamlamayı düşünüyor.

9 ay sonra toparlasa bile, kendisine görünen yol Amerika liglerinden birisi bence.Zaten topa vurabilir hale geldiğinde büyük olasılıkla Milano’da Şeva ya da Drogba’yı karşısında bulacak.

Milan da artık vefa,istikrar ya da Inter’e kazık gibi kavramların ardına sığınıp yaş ortalamasını 31 yapmasın.Canımı sıkıyorlar.

"Get Well Soon Ed …!"

Monday, February 25th, 2008


Eduardo da Silva’ya geçmiş olsun dileklerimizle

Kırık

Sunday, February 24th, 2008

credit:Sun

SKY Sports o anın tekrarını vermeyi reddetmiş.Yakın çekimlerini de göstermemiş.Yazık oldu Eduardo’ya , gelecek sezon başlangıcını dahi kaçırabilirmiş.Wenger de sinir küpü tabi.

“This guy should never play football again. What is he doing on the football pitch?”